|
Atmosfer esas olarak iki gazdan oluşmaktadır:
Nitrojen (%78) ve oksijen (%21). Ayrıca bileşimde az miktarda
da olsa argon ve karbon dioksit gibi başka gazlar ve değişken
miktarda su buharı bulunur. Güneş sistemindeki başka hiçbir
gezegen, bizimkine benzer bir atmosfere sahip değildir.Güneş
sistemi içinde önemsiz bir konumu olduğu çok açık; ancak o
bizim gezegenimiz, bizim evimiz, üstelik tam bize göre.
|
Apollo astronotlarının gördüğü gibi Ay`dan
bakıldığında Dünya`nın muhteşem bir görüntüsü vardır. Kalın
bulutlar yüzünden Venüs yüzeyinden Dünya`yı görmek imkansızdır.
Ama Venüs bulutlarının hemen üzerine çıkılıp bakılabilse Dünya
(6,5 açı saniyelik büyüklüğüyle) birinci kadirden bir gezegen
olarak çok etkileyici bir görüntüye sahip olacaktır. Mars,tan
Ay tipi evreler geçiren çok hareket eden bir iç gezegen olarak
görülecektir.
|
Dünya sadece tek bir konuda benzersizdir.
Büyük bir uyduya sahip olan göreli en küçük gezegen odur.
Geceleri aydınlatan bir ışık kaynağı olmasını bir kenara bırakırsak,
Ay, okyanus gelgitlerinin esas yaratıcısıdır. Dünya dönerken
Ay’ın çekim kuvveti, suların şişkinlik yapacak şekilde yükselmelerine
neden olur.Diğer gezegenlerde deniz olsaydı, yaşayacakları
gelgit bizimkinden farklı olacaktı.
|
Çıplak gözle görülebilen gezegenler arasında
en az dikkat çeken Merkür’dür. Büyük olasılıkla onu görmemiş
birçok insan vardır, çünkü onu görebilmek için doğru saatte
doğru yere bakmak gerekir. Şehirlerde ve endüstri bölgelerinde
yaşayan kişilerin onu görebilme sansı neredeyse hiç yoktur.Merkür’ün
çıplak gözle görülebildiği anlarda ufka çok yakın bir noktada
bulunur, bu gözlemini zorlaştırır.
|
|
Teleskopla bakıldığında hayal kırıklığına
uğranır, çünkü gerçek yüzeyi kalın ve bulutlu atmosferinin
arkasında kalır. Venüs üzerinde Mars’taki gibi sert ve keskin
izlerin olmayışı dikkat çekicidir. Üstelik Dünya’ya en yakın
olduğu zaman yani iç kavuşum konumundayken karanlık yüzü bize
dönüktür. Fotoğraf gönderilen sondaların radar görüntülerinin
işlenmesiyle ortaya çıkmıştır.
|
Gökbilimi ölçütlerine göre bize yakın sayılabilecek
olan Mars'ın gözlemlenmesi düşünüldüğü kadar kolay değildir.
Öncelikle çok küçüktür. Çapı 6790 km kadardır. Yakın bir karşı-konumda
olmadığı sürece, yüzeyindeki şekilleri ayrıntılı olarak sadece
büyük teleskoplar kullandığımızda görebiliriz. Zaten Uzay
Çağı öncesinde çok çeşitli tartışmalara yol açması da bu yüzdendir.
|
Jüpiter'in kavuşum dönemi yaklaşık 13 aydır.
Bunun 5 ayında sabahları, beş ayında ise akşamları görülebilir.
Geri kalan 3 ay boyunca Güneşin diğer tarafındadır ve görülemez.
Güneş, Ay ve Venüs'den sonra en parlak gök cismidir. Küçük
teleskoplar ve dürbünler ile yuvarlak şekli kolayca görülebilir.
Orta boy teleskoplar ile atmosferindeki bantlar ve "büyük
kırmızı leke" (Dünya'ya dönük olduğunda) ayırt edilebilir.
Jupiterin 4 Galilean uydusu dürbünle bile görülebilir.
|
Onu benzersiz yapan halkalarıdır. Bugün
bütün devrelerin halka sistemleri olduğunu biliyoruz; ancak
hiçbiri Satürn’le yarışamaz. Bu halkalar, ilginin gezegenin
kendisinden sapmasına neden olur. Zaten, yüzey şekillerinin
etkileyici bir tarafı olmadığı da bir gerçek. Satürn temelde
Jüpiter’e benzer; onun da bulut kuşakları ve lekeleri vardır,
ancak gözlemlenebilecek etkinlik çok daha azdır. Yoğunluğu
suyun yoğunluğundan daha düşüktür. Halkaları ise buz yapıdadır.
|